SEARCH
You are in browse mode. You must login to use MEMORY

   Log in to start

Nermin's Academic Vocabulary


🇹🇷  »  🇬🇧
Learn English From Turkish
Created:
Nermin's Academic Vocabulary


Public


4.5 / 5  (2 ratings)



» To start learning, click login

1 / 25

🇹🇷


Küresel ısınma
🇬🇧


global warming

Practice Known Questions

Stay up to date with your due questions

Complete 5 questions to enable practice

Exams

Exam: Test your skills

Test your skills in exam mode

Learn New Questions

Popular in this course

multiple choiceMultiple choice mode
Learn with flashcards

Dynamic Modes

SmartIntelligent mix of all modes

Manual Mode [BETA]

The course owner has not enabled manual mode
Other available modes

The course owner has not enabled any other modes

Nermin's Academic Vocabulary - Details

Levels:

Questions:

3592 questions
🇹🇷🇬🇧
Küresel ısınma
Global warming
Bir şey sağlamak
To provide with something
Ortak okuma
Joint reading
Çok iyi
Very good
Ders vermek
To give a lecture
Her hafta
Every week
Toplantı yapmak
To have a meeting
Geçen yaz
Last summer
Her yaz
Every summer
Kalem ödünç vermek
To lend a pencil
Otobüsü beklemek
To wait for the bus
Bütün bir hafta
A whole week
Emekli olmak
To retire
Evli misin?
Are you married?
Uyuya kalmak
To fall asleep
Rahatsız etmek
To disturb
Acı hissetmek
To feel pain
Incinmek
To hurt - hurt- hurt
Birisi
SOMEBODY
Selamlamak
To greet
Tekrar
Again
Kardeşiyle birlikte
With his brother
Biriyle kavga etmek
To fight with somebody
Sesten daha hızlı
Faster than sound
Kapının rengi
Colour of the door
Arabanın fiyatı
Price of the car
Annenin çocuğu
Child of the mother
Orta Amerika
Central America
Güney Amerika
South America
Güney Amerika'nın geniş bir alanı
A large area of South America
Patlamak
To explode
Patlama
Explosion
Kırmak
To break
Mum yakmak
To burn a candle
Hemen şimdi
Right now
Çok çalışmak
To work hard
Para biriktirmek
To save money
Çocuklar dışarıda.
Kids are outside.
Bir ismi hatırlamak
To remember a name
Tam zamanında varmak
To arrive on time
Zamanında varmak
To arrive in time
Araba sürmek
To drive a car
Aslında
In fact,
Uzun bir uçuş
A long flight
Burada
Here
Bir seyahat yazarı
A travel writer
Her zaman
Always
Bir şeye bakmak
To look at something
Bu fotoğrafa bak!
Look at this photo!
Gezimiz
Our trip
On beş
Fifteen
Elli
Fifty
Yedi çift pantolon
Seven pairs of trousers
Kocamın çantasında
In my husband’s bag
Çok küçük bir bavul
A very small suitcase
Ceplerim
My pockets
Seyahat belgeleri
Travel documents
Içinde
Inside
İşte bu kadar!
That’s it!
Dövme
Tattoo
Birçok ülkede
In many countries
Hasta düşmek
To fall ill
Birbirleriyle kavga etmek
To fight each other
Yürüyüşe çıkmak
To go for a walk
Izin almak
To take time off
Kendini kaybetmek
To lose temper
Yatağa gitmek
To go to bed
Öfke nöbeti geçirmek
To throw a tantrum
Para kazanmak
To earn money
Para harcamak
To spend money
Geçmiş zaman
Past tense
-idi
Was-were
Yeterli para
Enough money
Para kazanmak
To earn money
Hiçbiri
None of them
Ikisi de değil
Neither of them
Orada ... var.
There is ...